open up - Türkçe İngilizce Sözlük

open up

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

"open up" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 33 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
open up f. açmak
The second involves the opening up and liberalisation of the rail passenger network.
İkincisi ise demiryolu yolcu ağının açılması ve serbestleştirilmesidir.

More Sentences
Genel
open up f. açılmak
In fact, I have always been opposed to the opening up of airports.
Aslında ben havaalanlarının açılmasına her zaman karşı olmuşumdur.

More Sentences
open up f. başlatmak
I do not want to open up a whole debate.
Büyük bir tartışma başlatmak istemiyorum.

More Sentences
open up f. geliştirmek
open up f. görüşmeye başlamak
open up f. deşmek
open up f. rahat konuşmak
open up f. -e açmak
open up f. (tazı) av kokusu alınca havlamak
open up f. izleyicilere dönmek
open up f. kameraya doğru dönmek
open up f. açıklamak
open up f. basitleştirmek
open up f. görünür kılmak
open up f. savunmayı aynı anda çok fazla iş yapmaya zorlamak
Öbek Fiiller
open up f. içini açmak
open up f. keşfetmek
open up f. ifşa etmek
open up f. göstermek
open up f. ortaya çıkarmak
open up f. ateş açmak
open up f. gaza basmak
open up f. gazlamak
open up f. işleme başlamak
open up f. keserek açmak
open up f. kullanılabilir hale getirmek
open up f. kullanıma açmak
open up f. daha heyecanlı hale getirmek
open up f. daha heyecanlı hale gelmek
open up f. daha eğlenceli hale getirmek
open up f. daha eğlenceli hale gelmek
Konuşma Dili
open up f. (motorlu araç) hızlanmak
Spor
open up f. (atletizm yarışmasında) aniden geçilemeyecek şekilde öne geçmek

"open up" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 51 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
set up on open market f. pazar kurmak
open up an opportunity f. olanak sağlamak
open up one's house f. evini açmak
open up an opportunity f. fırsat sağlamak
open something up for discussion f. tartışmaya açmak
open up one's horizon f. ufkunu açmak
open up the subject f. konuyu açmak
open up horizon f. ufuk açmak
open up horizon f. ufuk genişletmek
open up new employment opportunities f. yeni iş sahaları yaratmak
open up new employment opportunities f. yeni iş sahaları açmak
open up a casino f. kumarhane açmak
open up a clinic f. muayenehane açmak
open up a clinic f. klinik açmak
open up a request f. talep açmak
Öbek Fiiller
open up to f. -e açılmak
open (one) up f. (birini) ameliyat etmek
open (one) up f. (birine) açık ameliyat yapmak
Deyim
open up a can of worms f. daha da karmaşık hale getirmek
open up a can of worms f. işin içinden çıkamamak
doors open up f. (fırsat anlamında) kapılar açılmak
open up to something f. sıcak bakmak
open up to something f. (bir fikre) ısınmak
open up to something f. kabullenmek
open someone up f. ameliyat etmek
open up one's lead f. açık ara lider olmak
open up one's lead f. açık ara başı çekmek
open up a lead f. açık ara lider olmak
open up one's lead f. liderlikte arayı açmak
open up one's lead f. açık ara birinci sırada olmak
open up a lead f. açık ara başı çekmek
open up a lead f. açık ara birinci sırada olmak
open up a lead f. açık ara lider götürmek
open up a lead f. liderlikte arayı açmak
open up one's lead f. açık ara lider götürmek
open (oneself) (up) to criticism f. eleştiriye açık olmak
open (oneself) (up) to criticism f. (kendini) eleştiriye açmak
open (oneself) (up) to criticism f. (kendini) eleştirilere karşı savunmasız bırakmak
I wanted the ground to open up and swallow me expr. yer yarılsa da içine girsem
the heavens open (up) expr. (bardaktan boşanırcasına) yağmur yağmaya başladı
Konuşma
I wanted the ground to open up and swallow me expr. yerin yarılıp beni yutmasını istedim
I wanted the ground to open up and swallow me expr. yerin dibine girmek istedim
I wish the ground would open up and swallow me expr. yer yarılsaydı da içine girseydim
Ticaret/Ekonomi
open up a business f. iş açmak
Siyasal
open up to the world f. dünyaya açılmak
Teknik
open bottom big-end-up ingot mould i. açık tabanlı geniş başlı tomruk kalıbı
Argo
open up one's kimono f. planlarını ortaya çıkarmak/ifşa etmek
open up shop (rap slang) f. uyuşturucu satmak
open (up) a can of whoop ass (on someone) f. kıçını öttürmek
open (up) a can of whoop ass (on someone) f. kıçını şaplaklamak
open (up) a can of whoop ass (on someone) f. kıçına şaplak atmak